|
Bir demet sinema
Kaleminin kıvraklığı ve zekasıyla mizahta kendi üslubunu yaratan, adeta bir
virtuöz gibi kelimelerle oynayan ve sadece tiyatroda değil şiir alanında da
çoklarını kıskandıracak kadar sıklıkta adından sözettiren Yılmaz Erdoğan,
sinemada da iddialı...

Beş yıldır üzerinde çalıştığı Vizontele'nin çekimlerine Ağustos ayında
başlayacak olan Erdoğan, 1974 yılında Güneydoğu'da bir uzak, bir kapalı kasabaya
televizyon gelişiyle birlikte yaşanan durumları biraz da çocukluğundan beslenen
kahramanlar ve kişilerle anlatıyor Vizontele'de...
Çok samimi, çok eğlenceli, çok komik ve bi o kadar da hüzünlü bir hikâye bu
dediği filmin çocukluğunun izlerini taşıdığını ancak çocukluğu ve anılarından
ibaret olmadığını söyleyen Erdoğan, çocukluğunun çocukluğunu oynayacak üç
'delikanlı'yı da filmi çekeceği Van'da bulmuş. Mekan hazırlıkları için gittikleri
Gevaş'ta bir okulun tiyatro kolundaki öğrencilerin oyununu seyredip, Sinan, Aykut ve
Şahin'i filmde oynatmaya karar verdiğini belirten Erdoğan, filminin genç 'star'ları
için "Filmin yapısı gereği bize çok sahici, hakikaten oralı ve oranın
yetiştirdiği üç tane çocuk lazımdı ve biz beklediğimizin üstünde üç tane
yetenek bulduk. Onlarla film çok eğlenceli olacak. Filmdeki rolleri ile ilgili şunu
söyleyeyim; bu benim çok fazla çocukluğumdan beslenen bir hikâye. Sinan'ın filmdeki
adı Yılmaz, Şahin'in Mustafa abim yani, Aykut da bizim amcaoğluydu ama filmde kardeş
yaptık. Üçünün içinde de benim ya da kardeşlerimin çocuklukları var. Oradan benim
ürettiğim üç tane karakter bunlar ve filmin çok önemli bir parçası."
şeklinde konuşuyor.
Demet Akbağ'ın da Sürahi Hanım'ın gençliğini oynayacağı filmde BKM
oyuncularının yanısıra tiyatro ve sinema dünyasından birbirinden ünlü isimler de
rol alıyor. Senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini yapacağı filmde oyunculuk da
yapacak Erdoğan'a hangi karakteri canlandıracağını sorduğumuzda "Benim için
değişen birşey yok, ben yine deli oynuyorum." diyerek espirili bir cevap veriyor.
Filmle ilgili ayrıntıları ve sürprizleri sır gibi saklayan Erdoğan, Ömer Faruk
Sorak ile birlikte yöneteceği Vizontele'nin kendilerine bundan sonra filmler yaptıracak
bir film olmasını istediklerini belirtirken "Onun için de yeteneğimizin,
paramızın sınırlarını zorluyoruz. Bütün ekipmanı Londra'dan getirttik." diye
konuşuyor. Filmin yapımcısı BKM Film. BKM'nin bundan sonra sinemada da yol
alacağının müjdesini veren Erdoğan, "BKM o işe de daldı bi daha da çıkmayı
düşünmüyoruz hakikaten. bundan sonra peş peşe filmler yapmak istiyoruz." diye
de ekliyor.
İşte Yılmaz Erdoğan'ın Vizontele için söyledikleri...
Bu film için bir hedef kitleniz var mı?
*Ben seyircimi seçmem, seyirci beni seçer.
Bir Demet Tiyatro ekibinin filmde oynayacak olmasının seyircinin televizyon
karakterleri ile sinemadakiler arasında paralellik kurmasına neden olacağından endişe
ettiğiniz oldu mu?
*Hikâye bambaşka, anlattığımız şey bambaşka... Televizyon illüzyonunun filmi
zedelemesine asla izin vermeyeceğiz. Bu konuda çok duyarlıyız.
Filmle ilgili hemen herşey çekimlere başlanmadan basına yansıdı, seyirci
neyi merak edecek vizontele'ye gelirken..
*Seyirci şu anda bilmemesi gereken hiçbir şeyi bilmiyor. Bizim ne kadarını
söylediğimiz zaten bir evrensel kural. Bu kadarı söylenir, ondan ötesi söylenmez.
birilerinden birşey gizlemek için değil filmin tadını zedelememek için. Herşeyi
merak ederek gelecekler..
Oyunlarınızda çok sahici 'insan' tipleri var. Filmde de aynı sıcaklığı
yakalamak için özel bir çaba gösterdiğinizi görüyoruz. Bunu nasıl
başarıyorsunuz?
*Bir yere gittiğim zaman yolumu kaybediyorum. Çünkü ben taksiciyle konuşmayı, ona
bakmayı, "oynarsam böyle bir taksiciyi oynayabilir miyim"e baktığım için
ya da yazarsam nasıl birşey yazarım diye.. Ben hep insanlara bakarım, mekana hiç
bakmam. Ben insana bakarım ve onu anlatırım. Bu benim tarzım, anlatım biçimim.
Anlatım biçimimi de zenginleştiren bir şey. Çünkü insan sonsuz bir malzeme.
|

|