| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • EDİTÖRDEN |
Bugün: |
|
|
Medya hızlı bir şekilde internete kayıyor
Türkiye Yazarlar Birliği bu yıl ilk kez elektronik yayıncılık dalında bir e-dergiye ödül verdi. İlk kez verilen bu ödülün sahibi ise Dergibi. Bu vesileyle Suavi Kemal Yazgıç, e-dergi dalındaki ilk ödülün sahibi Dergibi'nin editörü Melih Bayram Dede ile konuştu.
Suavi Kemal YAZGIÇ
• Üç yılı geride bırakırken dördüncü yıla Yazarlar Birliği ödülü alarak girdiniz. Yazarlar Birliği sanırım ilk kez bir elektronik yayına ödül veriyor. Bu ödül aynı zamanda elektronik yayıncılığın öneminin arttığının bir göstergesi ya da kanıtı olarak algılanabilir mi?
Yazarlar Birliği, Türkiye'de diğer kuruluşların bir adım önüne geçerek, bu yıl ilk kez "elektronik yayıncılık" alanında ödül verdi. Ancak, Dergibi, TYB'nin ödül verdiği ilk elektronik yayın değil. Yaptığım küçük bir araştırma sonrasında, daha önce Ahmet Tezcan'ın Dördüncü Kuvvet Medya adlı sitesinin de ödüllendirildiğini öğrendim. Burada, Dergibi'nin Edebiyat alanında ödüllendirilen ilk site, ilk elektronik dergi olduğumuzu söylemek daha doğru olur. Bu ödül, TYB'nin "Elektronik Yayıncılık" dalında verdiği ilk ödül olduğu ve bu yıl böyle bir kategori açtığı için de elektronik yayıncılık açısından önemli.
Olay tabii ki sizin de belirttiğiniz gibi, elektronik yayıncılığın öneminin arttığının bir göstergesi. Burada Yazarlar Birliği'ni kutlamak gerekiyor. Televolelerin ödüllendirildiği bir ülkede, çağın teknolojisinin farkına vardığı için. Yazarlar Birliği Yıllığı'nda "Elektronik Yayıncılık" kategorisi açılması yönünde görüş belirtirken, ödülle karşılaşmak sürpriz oldu.
• Peki, bu ödül sanırım motivasyonunuzu artırmıştır. Fakat bunun dışında okuyucu ya da izleyici açısından matbû yayınlarda olduğu gibi bir getirisi oluyor mu?
Evet ödül ciddi bir motivasyonu da beraberinde getiriyor. Ödüllü bir site olmanın bilinciyle, her zamankinden daha dikkatli davranmak, ince eleyip sık dokumak ihtiyacı duyuyorsunuz. Bu da olumlu bir yanı tabii ki. Ödüllendirme, motive ve onore etme bizde pek gelişmemiş bir kurum. Umarım, bu kurum daha da gelişir ve yerleşik hale gelir. Bizde ödüllendirmeden çok, yerin dibine batırma, şevk kırma yaygın bir toplumsal hastalık olarak gelişmiştir!
Sorunuzun ikinci kısmına gelince... Okuyucu açısından, elektronik yayınların getirisinin, internetin sağladığı avantajlar nedeniyle, matbu yayınlardan daha fazla olduğuna inanıyorum ben. Ancak elektronik yayıncılığın yeni oluşu, internetteki yayınların görülmesini engelliyor. Giderek, elektronik yayınların da yerleşmeye başladığı günümüzde, ilerisi için ümitliyiz.
• Türkiye elektronik dergiciliğin şu andaki durumu nedir?
Önce elektronik dergiciliğin tanımını yapmak gerekir. Basılı olarak yayınlanan ve aynı zamanda da içeriğini eşzamanlı veya bir sonraki sayısı çıkana kadar gecikmeli olarak internetteki web sayfasına yükleyen dergileri, "elektronik dergi" sayamayız. Sadece internette yayınlanan yayınlar burada sözkonusu olan. Bunların sayısı Türkiye'de ilk bakışta fazla görünebilir. Ancak gerçekte, nitelik bakımından ele aldığımızda, yani bu kıstası koyduğumuzda, bu sayı, bir elin parmak sayısının altına inecektir.
Türkiye'de elektronik dergiciliğin şu anki durumu, aradan yıllar geçmesine rağmen pek de istenen düzeye ulaşmış değildir. Genelde aylık olmakla birlikte, iki veya üç ayda bir yayınlanan çeşitli dergiler var. Üç yıllık bir geçmişi olan Dergibi'yi (www.dergibi.com) biz 1999'da aylık, 2000 ve 2001'in ilk dört ayında iki aylık yayınladık. Gelinen noktada ise, internet gibi hızlı bir gelişimin sözkonusu olduğu bir alanda, okuyucular (izleyiciler demek belki daha doğru) bir derginin yeni sayısı için iki ay beklemek istemiyorlar. Üç yıllık tecrübe sonrasında Dergibi'yi periyodik yayınlamaktan vazgeçtik.
Ziyaretçilerin siteye her girdiklerinde farklı bir ürün görmek istemeleri sözkonusu. İnternette içerik çok hızlı tüketiliyor. Bu nedenle de şu anda Dergibi'ye hemen hemen hergün yeni bir ürün ilave ediliyor. Bu şekilde Dergibi, durağan bir medya enstrümanı olmaktan çıkıyor. Ancak bu noktadan sonra periyodik yayınlanmayan bir medya aracına "dergi" denilebilir mi? Bunu da tartışmak gerek. Diğer yandan, hala yaptığımız işin bir tanımını yapmakta zorlanıyoruz. Sanal dergi, e-zine, e-dergi veya kültür-sanat portalı uygun tanım hangisi bunu zaman gösterecek.
• Elektronik dergiciliğin geleceğine nasıl bakıyorsunuz?
Geleceğin daha büyük teknolojik gelişmelere gebe olduğunu biliyoruz. İnterneti bile aşan yeni iletişim teknolojilerinden söz ediliyor. Bu noktadan hareketle elekronik yayınların gelecekte büyük yeri ve önemi olacak.
• Pek çok insan ve kurum halen 'selüloz' dergi ve kitapları tercih ediyor ama gelecekte yayıncılığın tamamen elektronik ortama taşınacağını söyleyenler de var? Siz ne dersiniz?
Şu anda, medya hızla internete kayıyor. Haber portalları başta olmak üzere, bir çok medya ensrümanı sanal dünyada yerini alıyor. Bu gelişmeyi gözardı etmek mümkün değil. Teknolojik olarak kendilerini yenileyemeyenler kaybetmeye mahkum. Öte yandan elektronik kitap yükselen bir trend. Avuçiçi bilgisayarınıza yüklediğiniz bir elektronik kitabı yanınızda taşıyabiliyor, dilediğiniz yerde okuyabiliyorsunuz. Bu anlamda e-kitaplar, basılı bir kitapla eşit şartlara sahip. Yakın gelecekte, kitap satışı yapan siteler, elektronik kitap da satmaya başlayacak. Okumak istediğiniz kitabı bu sitelerden e-kitap formatında satın alacak bilgisayarınıza yükleyerek okuyabileceksiniz.
Diğer yandan yaşanan tüm bu teknolojik gelişmelere rağmen kağıtla birlikteliğimiz uzun yıllar sürecek. Onu kolay kolay hayatımızdan çekip atmak mümkün olmayacak.
• Dergibi yayın politikasında bir kaç defa köklü değişiklik yaptı. Hangi imkanlar ya da imkansızlıklar buna sebep oldu?
Dergi, kollektif bir çalışmadır. Dergibi'de ise hiç bir zaman bir "ekip" olmadı/olamadı. İçinde senin de dahil olduğun pek çok arkadaşın desteği oldu. Basılı bir dergideki gibi kollektif bir karar mekanizması olmadığı için, bu yönden bir eksiklik duyuyorum. İnternetin sağladığı küresel erişim imkanı nedeniyle dünyanın her yerinden aynı dili konuştuğumuz insanlar içerik olarak bize büyük destek sağlıyorlar. Kollektifliği bu anlamda gerçekleştirmiş sayabiliriz kendimizi. E-posta mesajlarıyla bize ulaşan bir çok genç şair ve yazarın kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam sağladığımızı söyleyebilirim.
Yayın politikasındaki köklü değişikliklerle ilgili sorunuza gelince; pek fazla köklü değişiklik yapmış saymıyoruz kendimizi. Tüm bu değişiklikler, daha iyiyi bulmak için arayışlarımızdır.
Diğer yandan sıkıntılara rağmen, pek de fazla imkansızlıklar yaşadığımı söyleyemeyeceğim. Dergibi'nin web tasarımını ve içeriğini tek başına yönlendirmek zorunda kalsam da kendimi şanslı görüyorum. Siteyi yayınlayabileceğim sponsorlar bulmakta zorluk çekmedim. Hala da sponsorlarla yürütüyorum. Yaşadığım tek sıkıntı, periyodik yayınlandığımız dönemlerde, yeni sayının çıkmasına bir hafta kala başlayan sancılarım olsa gerek.
• Son olarak Dergibi'yi, yayın politikasıyla, içeriğiyle rayına girmiş, oturmuş olarak kabul edebilir miyiz? Yoksa yine zaman içinde bazı değişiklikler olabilir mi?
Dergibi bu haliyle rayına oturmuş gözüküyor. Ancak elektronik yayıncılık Türkiye'de (her ne kadar biz üç yılı devirmiş bir site olsak da) yeni bir şey. Hem yeni olması, hem de önümüzde bir model olmayışının verdiği arayışla, Dergibi'de önümüzdeki günlerde sürekli değişiklikler olması muhtemeldir. Karşılaşacağınız tüm değişimler, daha güzel şeyler sunmak için olacaktır. Söz "arayış"a gelmişken söylemeden geçmeyeyim. Dergibi'yi oluştururken çeşitli ihtiyaçlardan yola çıkarak, kafa patlatarak kendimize has metodlar oluşturduk, oluşturuyoruz. Bu metodların, elektronik yayıncılığa özenen kişiler tarafından aynen alındığını görüyoruz. Taklit edilmek, bazılarınca güzel bir olay olarak nitelendirilse de, insanların, kafa yormadan, kendi cümlelerini kurmaya zahmet etmeden, kurduğumuz cümleleri aynen kullanmaları rahatsız edici. Herkes, kendi cümlelerini kursun diyorum.
Bu röportaj Yansıma dergisinin Şubat 2002 tarihli sayısında yayınlanmıştır.
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|
| Başkalarına olduğu kadar kendimize de yabancıyız. - Montaigne |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk |
|
Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.
© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi |