|
Uzun zaman ayrı kalınmış öğretmenlik mesleğine geri dönebilmek ve bir köşeye fırlatılmış,işe yaramayan eşya gibi hissetmekten kurtulmak için geriye bir tek heyet raporu kalmıştı.Beykoz'da ki Devlet Hastanesi bu konuda bayağı rahat bir hastane idi.Gerçi sırf bulunduğu konumdan dolayı sahip olduğu o harikulade Boğaz manzarasını seyre dalmak bile bu yolculuk için yeterli sebep olabilirdi. Hastane personelinin gayet kibar ve güleryüzlü olmaları, rapor gününün başka bir zaman olmasından kaynaklanan moral bozukluğunu ve hayal kırıklığını gidermiyor.Günümüz insanının bu ve benzeri sıkıntılarını gidermek için daldığı sanal alem hiç de fena fikir olmasa gerek. Yeni tanışılmış sanal arkadaştan gelmekte mesaj.Küçük Zeynep'ten bahsetmekte.14 yaşında ve kan kanseri.Dağ gibi dediğimiz pehlivanları eriten bu illet şimdi bu naciz bedenin içinde.Pek çok Zeynepler gibi o da kemoterapi görmekte.Kemoterapi; tiryak mı zehir mi ne menem şeyse.Saçları döker,bir deri bir kemik koyar,insanın gözlerinde hayata umutla bakacak bir ışıltı bile bırakmaz.Zavallı kız... Üstelik ameliyatta olması lazım ve çok acele 0 Rh(+) kana ihtiyacı var.Bir telefon numarası ve mesajın tanıdıklara iletilmesi için bir not. "Aradığınız numraya şu an ulaşılamıyor.Lütfen daha sopnra tekrar deneyiniz."Ya Rabbi kaçıncı defa bu mekanik,duygudan nasibini almamış ses.Kırık dökük ifadeler"Geçmiş olsun.Galiba kana ihtiyacınız varmış ,şeyyy bir arkadaş internetten mesaj çekti,gönderdi de."Sıcak ilgiden dolayı edilen teşekkür ve ardından yazılmış olanın kaza edilişi " malesef KAYBETTİK" Bir kişi daha kayboldu;telefonun ucunda teselli kelimeleri arasında.Bir babaının
acısını hafifletmek için ne söylenebilirdi,iç ferahlatıcı hangi kelimeler
uyardı;kaş yaparken göz çıkarmamak için. "Başınız sağolsun,efendim"Şu
Beykoz şöförleri de amma deli oluyorlar. |
|
|
© 1999 - 2000 All
Rights Reserved Dergibi / Melih Bayram Dede |