|
|
Takıyye
nedir?
"Onların dünyalıklarından elde etmek için dininden taviz verme; böyle davranırsan,
onların gözünde küçüleceğin gibi, dünyalıklarından da mahrum kalırsın; dünyalıklarından
mahrum kalmasan dahi, geçici ve âdi bir şeyi hayırlı ve ebedi bir hayata tercih etmiş
olursun." (İmam Gazali; İhya)
Şöhret ve makam-mansıp basamaklarının başını tutmuş âhiretsizlerin
("solcular"ın) seni, elinden tutup şöhre ve makam mansıba tırmandırması
(dergi ve gazetelerinde ürünlerinin yeralması, kimi mahfil ve mekânlarda selâm işaretlerinin
sana teğet geçmemesi, kimi toplantı ve gösteriş düzenlemeleri için tarafına
davetiye gönderilmesi vs.) için onlara yalakalık etme, sevimli (fino gibi) görünmek uğruna
âhırî değerleri hafife alıcı şaklabanlıklara kalkışma, âhirete inanmaktan utanır
gibi tavırlar sergileme; bu tarzda hareket edersen USA damgalı ($ maaşlı) konyak
enteli şarap romantiği bu solcuların (âhıretsizlerin) gözünde (dahî) küçük düşeceğin
gibi, (ırzını, namusunu ve imanını teslim almadan) şöhreti (ve makam-mansıbı)
sana lâyık göreceklerini desanma; allem edip kallem edip, el etek öpüp ayak yalamak
ve hamuda kalkmakla bir parça şöhret ve dünyalık kopartsan, geçici ve âdi bir kazanım
uğruna hayırlı ve ededî bir hayatı feda etmiş olursun.
Karşınızdayken oyunuzu avlamak için (âhıret ayranınızı kabartıcı) konuşur,
sonrasındaysa, âhıretsiz şeytanları (solcular) ile kapalı kapılar ardında başbaşa
kaldıklarında (sözlerine ihanet edip sizi satmak için) pazarlıklara girişip, asıl
size karşı takıyyede bulunduklarını itiraf eder, gönüllerinin aslında dünyevi
kazanımlardan yana (dönük) bulunduğunu söylerler.
Eğer sol bir koridordan (dehlizden) geliyorsanız, müslüman bilinmekten (kimliğinden?)
(ata mirasından -başka bir anlamı bulunmadığından- utanır gibi) utanç duyan
cenah(lar) nezdinde krediniz sonsuzdur.
Veya, müslüman bilinmekten gizlenme ve hatta dolaylı da olsa böyle bilinip tanınmayı
dışlayıcı tarz ve yönde yazıp çiziyor ve güncel/zahirî hal ve hareketlerinizde âhırî-ahlâkî
değerleri tanımayıcı, örseleyici tavırlar sergiliyor ve konuşurken sol tandanslı
(boyalı) kelime ve kavram ve deniymleri -ama yerli ama yersiz- kullanıyorsanız ve hele
kimi mekân ve mahfillerde entipüften de olsa bir iki solcu bilinen ile yanyana arzıendam
etmiş iseniz (ürünlerinizin kimi sol yayın organlarında yayınlanması pek de gerek
şart değildir, artık), yani demokrat-liberoş bir poz sahibiyseniz.. ortalığı mantar
(kötü-para) gibi kaplamış sizin gibiler karşısında, birer haltmışsınız zannedip
ağzı açık kalan (dolayısıyla salyaları akan -ama tabii ki bunu farkedemeyecek
kadar) lumpen (sekreterleriyle gizli nikah-?-lanan) sermaye (hamalları) nezdinde krediniz
oldukça yüksektir.
Müslüman bilinmekten utanç duyma karşılığında kıyık-kıymık şöhretlere, hatta
büyülü kutular içinde şöhretin üst basamaklarına birkaç günlügüne tırmandırılanlara
rastlıyoruz...
(Vesaire, vesaire de... Toprağın altı düşünülmeden, toprağın ötesine hazırlanılmadan...
müslüman kalınabilir belki -Allah her şeyi, en iyi bilendir- ama, tihap mü'minlere lâyık
görülmüştür ve birbirine kardeş kılınan mü'minlerdir.)
Muharrem Kamil DORUK
Ana Sayfa / Müzik / Sinema / Kitap / Tiyatro / Sergi / Fuarlar / MedyaLink
Radyo / TV / Dergibi Arşivi / Arama / Jenerik / Mesajlar / Yarışmalar |
|

Oscar'la ilgili herşey
Oscar.com'da...
İngilizce...
|