|
|
"Ayışığına
Mektuplar"dan
"Yine de seviniz beni."
"Bu şartlarda mı?"
"Evet."
"Mümkün mü?"
"Evet."
"Nasıl?"
"Nasılı yok bunun, niçini de.. Seviniz yalnızca. Suç ise suç olsun, günahsa
günah.. Ne yâni, hiç mi günahınız yok? Hiç mi dedikodu yapmadınız,
küfretmediniz?"
"Ettim."
"Ben de.. Peki, hiç mi çalıp çırpmadınız?"
"Çırptım."
"Ben de.. Hiç mi cinâyet işlemediniz?"
"İşledim."
"Ben de.."
"Buna inanmam!"
"İnanınız. Yine de seviniz beni. İşlediğiniz milyarla günahtan hangisi size
aşkı getirdi?"
"Hiçbiri."
"Ben getireceğim. Çünkü, sizin günahlarınız şâir değildi. Ben şâirim.
İyice seviniz beni. Çünkü, kimseye mâlolmamış bir günahı başka yerde zor
bulursunuz. Belki başka bir şâirde. Şâir de öylesine az ki dünyâda, bir ikincisine
rastlamanız mümkün olmayabilir. Çok üzülmezsiniz, biliyorum. Kazanmadığınız bir
saâdetin kaybını hissetmeyebilirsiniz. Ama ben üzülürüm. Zîrâ, şâirce sevilmeyi
hazmedebilecek o kadar az kadın var ki; siz bunlardan biriyken, o hazzı tatmanız
elzemdir. Belki ben, sırf bu yüzden seveceğim sizi. Böylece şâirliğim, bir vazifeyi
daha yerine getirmiş olacak. Bu fırsatı tanıyın bana."
Gelin, ayrı ayrı yaşadığımız o yücelikleri birleştirelim bir yandan; bir yandan,
yeni yüceliklere, yeni uzaklara doğru kanat açalım. Size ve bana; aslında bize
yakışan bu olacaktır. Biliyorum ki, saâdet, yalnızca bizi beklemekle meşgûl,
biryerlerde."
"Bir safâ bahşedelim gel şu dil-i nâşâde."
Selman CAHİT
Ana Sayfa / Müzik / Sinema / Kitap / Tiyatro / Sergi / Fuarlar / MedyaLink
Radyo / TV / Dergibi Arşivi / Arama / Jenerik / Mesajlar / Yarışmalar

|
|
Grammy Müzik Ödülleri ile ilgili bilgiyi bu adresten
alabilirsiniz.
|