| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • DENEME |
Bugün: |
|
|
Yeryüzünün Çivileri
Suavi Kemal YAZGIÇ
Dağ bir imtihandır. Eteklerindeki kargaşayı umursamayan o büyük kütle hiç de misafirperver değildir. Ancak sevdalılarını mıknatıs gibi çeker. Yani dağcıları. Her dağcı Simurg'un peşindeki otuz kuştur. Nice zorlu imtihanın ardından zirveye ulaşır. Bu bir okun hedefine varmasına hiç benzemez. Çünkü dağ sizi kabul etmelidir. Dağcılar ne kadar fatih edası taşırsa taşısın yönlü bir fetih değildir. Dağ da dağcıyı fetheder. Eteklerindeki medeniyet gürültüsünde kendi sesini bile duyamayan insan orada yüzleşmelerinin en çetinini yaşar. O büyük inziva dağcıyı pişirir. Her dağcı Leyla düşünde bir Mecnundur. Zirve Leyla'dan geçip Mevla'ya yaklaşmaya en yakın olan yerlerden biridir. Hırslarından sıyrılmadan oraya varılmaz. Tırmanış nefis terbiyesidir. Kemal noktasına ulaşabilen kişi, bu sebeple geri döndüğünde yaşadıklarının tümünü anlatamaz. Yaşanmadan anlatılabilecek bir tecrübe değildir söz konusu olan. Hayat pahasına çıkılan zirvede dağcıyı alkışlayabilecek hiç kimse yoktur. O ne gol atan bir santrfora benzer ne de rakibini mat eden bir satranççıya. Zirve paylaşılamaz. Sadece dağ ve dağcıdır bahis konusu olan. Gerisi dedikodudan ibarettir. Zirveye ulaşınca dağcı anlar ki dağ mağlup olmamıştır. Kentleri dolduran kalabalık dağcının yaptığı zirveye bayrak saplamaktan ibaret sanır. Ancak dağcılar bilir tırmanmanın kıymetini. Dağın ne menem bir maşuk olduğunu sadece aşıkları hisseder: Dağcılar... Dağcı o büyük macerasında üç burçtan geçer. Gurbet burcu dağın eteğidir. Dağcı şimdilik kalabalıkta herhangi bir kişidir. Tırmanışın başlamasıyla hasret burcuna girer. Zirveye duyduğu özlemle yanmaya başlar dağcı. Zirve hikmet burcudur. Necatigil'in dediği gibi "Gurbetler geçici, hasretler geçici ve ebedi insan hikmet burcunda yaşıyor." İlk vahyin peygamberimize Hıra Dağında gelmesi elbette tesadüf değil. On emrin Musa(A.S)'a Tur Dağında gelmesi de... Ferhat'ın dağı delmeye çalışmasına da benzer dağa tırmanmak."Ak topukların pıtırtıları/dağların ardından gelir duyarım/kadın ışık tutar ben dağ oyarım" (Şükrü Karaca) Dağ bir imtihandır. Dağcı ise hayatını rüyasına vakfeden kişi. Dağın ve dağcının menkıbesi beraber yürür. Dağa dağcı tırmanır, dağ ise dağcıya. Zirvede buluşurlar. Buna kısaca aşk denir.
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|
| Bir paranın nereden geldiğini görmek istiyorsan, nereye gittiğine bak. - Ebu Hanife |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Künye | Basın Odası | Reklam | Sponsorluk |
|
Dergibi'nin içeriği, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunmaktadır. Site içeriği, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Dergibi tüm katılımcılara açıktır. Ürün göndermeden önce Katılım Şartları'nı okuyunuz. Her türlü yazışma için Mesaj Formu kullanılmalıdır.
© 1999 - 2000 - 2001 - 2002 - 2003 - 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - Her hakkı saklıdır. - Dergibi |