| d e r g i b i 1 0 y a ş ı n d a |
| Ana Sayfa | Editörden | Hakkımızda | Bize Yazın | Blog | Linkler | Üye olun! |
![]() |
![]() |
| • DENEME |
Bugün: |
|
melâlin koynunda bir gece
|
Nurullah ULUTAŞ
patikalara dalıyorum ağır aksak... ulu câmi avlusunda okuyorum o kutsi kelamı uludağ'a karşı... setbaşı'nı dolaşıyorum. akan; akarken acılı çığlıklarını duymayan sahte insanlara isyan eden bir ırmağı mahzun mahzun seyrediyorum... yeşil'e uzanıyorum şuurunu yitirmiş bir derviş edâsıyla... minik bir kızın avuçlarına boşaltıyorum hüzün yağmurlarımı...ve vedâsıyla ödüyor bana, keder örülü gönlümü. dolu doluyum. göz yaşım boğuyor beni, boşalamıyorum. mahcûb bir edâyla salıyorum kendimi emir sultan'a.. sen düşüyorsun yüreğime sonra... tereddütler, bocalayışlar, çelişkilerle yüklü yasaklar... palyaço kılığındaki bir kızda arıyorum bakışlarını... adını "dipsi" olarak veriyor. birkaç mısra düşüyor dudaklarımdan:
" utanıyorum gözlerinden yosun
ağlamak neye yarar bu yaştan sonra hayatın her alanında başarısız bir kimse olarak kendimi yargılarken; kendi kendimin celladı olmak... gökten ilâhi bir el buna hakkım olmadığını bildiriyor. telaşlıyım. karasızım. melâlin koynunda bir gece daha geçiriyorum. tükeniyorum. gücüm yok. bir bebeğin avuçlarına bırakıyorum bakışlarımı. senin hatırına, diyorum. çığlıklar atıyor; anlamadığı halde. evet onun hatırına bari diyorum. bebekler umudumuz değil miydi? evet; ama bizim gibi olmayacaklarsa...hüznümü gökyüzüne üç yıldıza karşılık ödünç veriyorum, sabaha merhaba diyorum.
|
Yüklemede bir sorunla karşılaşırsanız, buraya tıklayarak "toolbar"ı bilgisayarınıza indirip kurabilirsiniz. Alexa Rating
|